Ne yıldızlar kaldı sabaha
ne de yüreğimi kesen keskin soğuk
Avuçlarımda yağmurdan kalma ıslaklık
yeni bir yüz var artık aynada
Kollarım yeni çıkmış kanatlar gibi
Ayaklarıma bağlanmış birşey mi var
yapışıp kalmışım bu bozkıra
Neyi düşünsem hep başka yerde
Kimi düşünsem hiç yanımda değil
Ne yıldızlar kaldı sabaha
ne de gözlerimi kör eden karanlık
İçimde eskimiş bir yalnızlık
ve başka bir ses var artık dudaklarımda
.
Yalnızlıktan güneşe doğru / adımlarım gitgide kısalır her seferinde / Belki onun bunun / belki benim yüzümden / Ama ne zaman yürümeye başlasam / yalnızlıktan güneşe doğru / Nedense adımlarım / gitgide kısalır her seferinde.
13 Şubat 2009 Cuma
Şimdi Nasıl
Ne güzel bir kar çiçeğiydi
Artık aramızda
uzak çöllerin sessizliği
Şimdi nasıl acaba
O kadar çok merak ediyorum ki
.
Artık aramızda
uzak çöllerin sessizliği
Şimdi nasıl acaba
O kadar çok merak ediyorum ki
.
Kar Çiçeği
Ne kadar yakınım
Bazen ne kadar uzak bilmiyorum
Sen bana bakma, kar çiçeği
Ne olur benden korkma
Sadece seni dört mevsime taşıyorum
.
Bazen ne kadar uzak bilmiyorum
Sen bana bakma, kar çiçeği
Ne olur benden korkma
Sadece seni dört mevsime taşıyorum
.
Çırılçıplak
Altın varakları soyulmuş da yüreğimin
kabuk kabuk kalkıyor kıvrımları
Altında ben bekliyorum çırılçıplak
üstümde bahar kokan kırmızı bulutlar
.
kabuk kabuk kalkıyor kıvrımları
Altında ben bekliyorum çırılçıplak
üstümde bahar kokan kırmızı bulutlar
.
12 Şubat 2009 Perşembe
Yıldızlardan Kalan
Sonunda da güneş açar
gün çıkar ağır ağır
Geri gelir gözlerim
açık unuttuğum gece lambasından
Tek tek toplanır avuçlarıma
uykusuz çarşaflara biriken düşünceler
Ancak kıpırdanır ki parmaklarım
akşamın hıçkırıkları boğulur
Işığa erer sonra karanlık
aydınlığı kaparım şafaktan
Sabahın çığlıklarına su veririm
gecenin arta kalan yıldızlarından
.
gün çıkar ağır ağır
Geri gelir gözlerim
açık unuttuğum gece lambasından
Tek tek toplanır avuçlarıma
uykusuz çarşaflara biriken düşünceler
Ancak kıpırdanır ki parmaklarım
akşamın hıçkırıkları boğulur
Işığa erer sonra karanlık
aydınlığı kaparım şafaktan
Sabahın çığlıklarına su veririm
gecenin arta kalan yıldızlarından
.
Rengarenk Gri
Mutluluk döndürür başımızı
hiç bitmez sanırız gözlerimize dolan sevinç
Rengarenk mis kokulu günlere
çivilenmek ister hep geçmişimiz
Oysa çiçekler kurur önce
sonra yapraklar terkeder ağaçları
sapsarı olur etraf sessizce
ve solar içimizde sevginin heceleri
Birden sarsılır yüreğinin duvarları
Birden buz gibi erir içindeki özlem
Gönül yavaşca sönmeye başlar
Yaşanıp da yiten günler gibi
hiç hissettirmeden solar sevgi
Ve önce sen beni unutursun
sonra da ben seni
.
hiç bitmez sanırız gözlerimize dolan sevinç
Rengarenk mis kokulu günlere
çivilenmek ister hep geçmişimiz
Oysa çiçekler kurur önce
sonra yapraklar terkeder ağaçları
sapsarı olur etraf sessizce
ve solar içimizde sevginin heceleri
Birden sarsılır yüreğinin duvarları
Birden buz gibi erir içindeki özlem
Gönül yavaşca sönmeye başlar
Yaşanıp da yiten günler gibi
hiç hissettirmeden solar sevgi
Ve önce sen beni unutursun
sonra da ben seni
.
9 Şubat 2009 Pazartesi
Yaşam
O hep oradaydı.
Oturup ayaklarımı salladığım, adını hiç bilmediğim o köprüde; altımdan süzülüp geçen adını hiç duymadığım o deredeydi. Ve ince yosun kayganı kayalıklara sürtünen zifiri gece sularında... O, hep oradaydı.
Hiç hatırlayamadığım o günün gecesinde, açık kapıdan içeri süzülen ay ışığının puslu aydınlığında ve duvarlara yansıyan gölgelerde... O hep oradaydı.
Oturup ayaklarımı salladığım, adını hiç bilmediğim o köprüde; altımdan süzülüp geçen adını hiç duymadığım o deredeydi. Ve ince yosun kayganı kayalıklara sürtünen zifiri gece sularında... O, hep oradaydı.
Hiç hatırlayamadığım o günün gecesinde, açık kapıdan içeri süzülen ay ışığının puslu aydınlığında ve duvarlara yansıyan gölgelerde... O hep oradaydı.
Yol
Her anı bir iz bırakır
İzler çizer yolları
En derinden en yüzeye
o kadar uzundur ki
hiç yalnız gitmek istenmez aslında
Her gidiş bir geliştir
Cebe doldurulanlar yetmez bazen
En çıkmaz labirentlerinde
tek başına ödenir hesaplar
Yaşamın her anı izler bırakır
Herkes kendinin yamyamıdır aslında
.
İzler çizer yolları
En derinden en yüzeye
o kadar uzundur ki
hiç yalnız gitmek istenmez aslında
Her gidiş bir geliştir
Cebe doldurulanlar yetmez bazen
En çıkmaz labirentlerinde
tek başına ödenir hesaplar
Yaşamın her anı izler bırakır
Herkes kendinin yamyamıdır aslında
.
8 Şubat 2009 Pazar
Kaç Güneş Boğuldu Sularımda
Nice güneşler boğdum sularımda usul usul
Avuçlarımda siyaha boyanan soluklarımda örtülü kaldı
geceyi baştan başa yırtan yalnızlıklarımın rüzgarları
Yaşantımın
kıymıksı açan tomurcuklarında aradım
aylarca nöbetlerle gelen yürek çarpıntılarında
İşte ben buradayım dediğin gün
sıcak günlerimin bembeyaz martılarıyla tanıştım
.
Avuçlarımda siyaha boyanan soluklarımda örtülü kaldı
geceyi baştan başa yırtan yalnızlıklarımın rüzgarları
Yaşantımın
kıymıksı açan tomurcuklarında aradım
aylarca nöbetlerle gelen yürek çarpıntılarında
İşte ben buradayım dediğin gün
sıcak günlerimin bembeyaz martılarıyla tanıştım
.
3 Şubat 2009 Salı
Sabah
Sabahı getirdim, bu şehre gelirken yanımda
İçinde kuşların ilk heyecanı
sevinçleri su toplamış yemyeşil yapraklar
Yüzüm sımsıcak
ellerim yeni yeşermiş bir fidan
Sabahı getirdim, bu şehre gelirken yanımda
Bütün gelmeler sabahtır
Yollar ışır uzaklardan
İnsanın üstüne üstüne gelir
kırmızı gelincik, beyaz nergiz
ve binlerce başka çiçek
Bütün gelmeler sabahtır
akşam vakti de olsa
.
İçinde kuşların ilk heyecanı
sevinçleri su toplamış yemyeşil yapraklar
Yüzüm sımsıcak
ellerim yeni yeşermiş bir fidan
Sabahı getirdim, bu şehre gelirken yanımda
Bütün gelmeler sabahtır
Yollar ışır uzaklardan
İnsanın üstüne üstüne gelir
kırmızı gelincik, beyaz nergiz
ve binlerce başka çiçek
Bütün gelmeler sabahtır
akşam vakti de olsa
.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)